Trump’ın dış politikası ABD’yi yalnızlaştırıyor: Çin, Rusya ve Hindistan aynı masada

Trump yönetiminin müttefiklik ilişkilerini ve Washington merkezli küresel düzeni zorlayan dış politika çizgisi tartışılırken, Çin, Rusya ve Hindistan liderlerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda ülke lideri, ABD’nin küresel nüfuzuna alternatif oluşturma iddiasındaki Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) zirvesi için Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te bir araya geliyor.

31 Ağu 2026 - 12:10 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Trump’ın dış politikası ABD’yi yalnızlaştırıyor: Çin, Rusya ve Hindistan aynı masada

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi’nin katılması beklenen zirve, Washington’ın son yıllarda özellikle Asya ve Avrasya’daki etkisini korumakta zorlandığı bir dönemde dikkat çekiyor.

ABD yönetiminin "Önce Amerika" sloganıyla müttefiklerine dahi baskı uygulayan, ticaret ve güvenlik politikalarını giderek daha fazla kendi çıkarları doğrultusunda şekillendiren yaklaşımının aksine, ŞİÖ üyeleri bölgesel işbirliği ve Batı dışındaki güç merkezleri arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi mesajı veriyor.

Zirve kapsamında liderler arasında ikili görüşmeler de yapılacak. Putin ile Şi’nin pazartesi günü bir araya gelmesi, Rus liderin İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ise salı günü görüşmesi bekleniyor.

Washington’a karşı alternatif arayışı

2001 yılında Çin, Rusya ve dört Orta Asya ülkesi tarafından güvenlik forumu olarak kurulan ŞİÖ, geçen çeyrek yüzyılda önemli ölçüde genişledi. Örgütün bugün Rusya, Çin, Hindistan, İran İslam Cumhuriyeti, Pakistan, Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan ve Özbekistan olmak üzere 10 üyesi bulunuyor.

Örgütün askeri veya siyasi açıdan yekpare bir blok olmadığı ve üyeler arasında ciddi görüş ayrılıkları bulunduğu belirtilse de ŞİÖ, Çin ve Rusya tarafından Batı merkezli oluşumlara, özellikle de G7'ye alternatif bir platform olarak öne çıkarılıyor.

Pekin yönetimi son dönemde örgütün kapsamını ve etkisini genişletmeye yönelik girişimlerini hızlandırırken, kalkınma ve finansman desteği de vaat ediyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, örgütün bölgesel işbirliği için yeni bir yol geliştirdiğini savunuyor.

Bu tablo, Trump yönetiminin ABD'nin küresel liderliğini güçlendirme iddiasıyla yürüttüğü politikaların ironik bir sonucunu da ortaya koyuyor. Washington'ın rakip gördüğü ülkeler arasındaki siyasi ve ekonomik koordinasyon giderek daha görünür hale geliyor.

Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı sürerken ve İran İslam Cumhuriyeti ile ABD-işgalci siyonist rejim arasındaki çatışmaların bölgesel dengeleri sarsmaya devam ettiği bir ortamda ŞİÖ, Batı ile ilişkileri gerilen ülkeler açısından diplomatik manevra alanı oluşturuyor.

Örgüt, üyelerinin farklı çıkarları ve birbirleriyle yaşadığı rekabet nedeniyle klasik anlamda bir ittifak olarak değerlendirilmese de zirveler, ABD ve Batı karşısında alternatif güç merkezlerinin varlığını sergilemeleri açısından önem taşıyor.

Hindistan açısından ise zirvenin daha çok stratejik mesaj verme ve bölgesel gelişmeleri yakından takip etme amacı taşıdığı belirtiliyor. Çin'in örgüt üzerindeki ağırlığı ve Hindistan'ın Pakistan ile yaşadığı rekabet, Yeni Delhi'nin ŞİÖ içerisindeki konumunu karmaşık hale getiriyor.

Buna rağmen ŞİÖ, Hindistan'a bölgesel güç rekabetinin şekillendirdiği masada yer alma ve farklı aktörler arasında denge kurma imkanı sağlıyor.

Türkiye de Avrasya seçeneğini masada tutuyor

ŞİÖ'de diyalog ortağı statüsünde bulunan Türkiye de örgüt üzerinden Avrasya'daki konumunu güçlendirmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 2012'de "diyalog ortağı" statüsü kazanmasının ardından birçok kez ŞİÖ'ye tam üyelik arzusunu dile getirdi.

Ankara bir yandan NATO üyeliği ve Avrupa Birliği ile mevcut ekonomik ilişkilerini sürdürürken, diğer yandan Avrasya'daki ekonomik ve siyasi ağırlığını artırmaya çalışıyor.

Bu yönüyle ŞİÖ, yalnızca Çin ve Rusya'nın değil, Batı ile ilişkilerini korurken aynı zamanda alternatif güç merkezleriyle bağlarını geliştirmek isteyen ülkelerin de kullandığı bir diplomatik platform niteliği taşıyor.

ABD açısından ise ortaya çıkan tablo, Washington'ın küresel düzen üzerindeki belirleyici rolünün artık eskisi kadar tartışmasız olmadığını gösteriyor. Trump yönetiminin sert ve tek taraflı dış politika yaklaşımı, ABD'nin müttefikleriyle ilişkilerini zorlarken Çin ve Rusya öncülüğündeki Avrasya merkezli diplomatik girişimlerin daha fazla görünürlük kazanmasına zemin hazırlıyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: