BAE, İran İHA'sını önlediğini açıkladı
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran İslam Cumhuriyeti'nden geldiğini öne sürdüğü bir insansız hava aracını (İHA) ülkenin karasuları üzerinde önlediğini duyurdu.
Olay, ABD'nin hafta sonu İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırılarının ardından bölgede çatışmaların yeniden hareketlenmesiyle birlikte Körfez'deki gerilimin de tırmandığını gösterdi.
BAE Savunma Bakanlığı tarafından yapılan kısa açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti yönünden yaklaşarak ülkenin karasuları üzerinde tespit edildiği belirtilen İHA'nın etkisiz hale getirildiği bildirildi. Ancak açıklamada olayın nasıl gerçekleştiğine ilişkin ayrıntı verilmedi.
Tahran yönetiminden olayla ilgili henüz doğrudan bir açıklama gelmezken, herhangi bir hasar ya da can kaybı bildirimi de yapılmadı.
BAE Savunma Bakanlığı daha sonra yaptığı ikinci açıklamada ise İran İslam Cumhuriyeti medyasında yer alan, Dubai'deki Al Menhad Hava Üssü'nün İran İslam Cumhuriyeti füzelerinin hedefi olduğu yönündeki haberleri yalanladı.
İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik son gelişme, ABD'nin pazar günü İran İslam Cumhuriyeti topraklarında bulunan bir adadaki roket fırlatma sistemlerini vurmasının ardından geldi. Böylece altı aydan uzun süredir devam eden savaşta yaklaşık bir aylık görece sakinliğin ardından ABD yeniden doğrudan askeri saldırıya başvurmuş oldu.
Washington, saldırıyı İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları'nın Hürmüz Boğazı'na deniz mayınları döşemeye hazırlandığı iddiasıyla gerekçelendirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), saldırıyı sınırlı ve hassas olarak nitelendirdi.
İran İslam Cumhuriyeti ise saldırıya karşılık olarak Ürdün'deki ABD unsurlarına füze saldırısı düzenledi. Ürdün ordusu, hava sahasına giren sekiz füzenin önlendiğini açıkladı.
Tahran yönetimi, ABD saldırısının ardından gerilimi tırmandırmak yerine saldırılara karşılık verme hakkını öne çıkardı. İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, ülkenin meşru savunma hakkını kullanmaktan çekinmeyeceğini ve herhangi bir saldırıya kararlı şekilde karşılık vereceğini bildirdi.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da çatışmanın müzakere yoluyla sona erdirilmesini savunan tutumunu sürdürerek ülkesinin savaş arayışında olmadığını vurguladı. Pezeşkiyan, buna karşın saldırgan olarak nitelendirdiği taraflara karşılık verileceğini belirtti.
İran İslam Cumhuriyeti'nin açıklamaları, ABD'nin doğrudan askeri müdahalesinin ardından Tahran'ın çatışmayı başlatan taraf olmadığı ve saldırılara karşılık verdiği yönündeki tezini güçlendirmeye yönelik bir diplomatik çizgi olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan BAE'nin İran İslam Cumhuriyeti İHA'sına yönelik müdahalesi, Abu Dabi'nin ABD ile İran İslam Cumhuriyeti arasındaki çatışmanın dışında kalma iddiasına rağmen bölgedeki askeri gerilimin aktif unsurlarından biri haline geldiğine işaret ediyor.
Bölgedeki gelişmeler, özellikle Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketliliğin yeniden artmasıyla birlikte Körfez ülkelerinin güvenlik politikalarını da tartışmaya açıyor.
Çatışmaların yeniden genişlemesi, İran İslam Cumhuriyeti'nin yanı sıra Körfez ülkelerindeki ABD askeri üslerini ve bölgedeki enerji ve deniz taşımacılığı altyapısını da yeni bir risk alanına dönüştürüyor.
Trump, daha önce Katar, Suudi Arabistan ve BAE'nin girişimleri üzerine İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik yeni saldırıları durduracağını açıklamıştı. Buna rağmen Washington'ın hafta sonu İran İslam Cumhuriyeti topraklarındaki hedefleri vurması, bölgedeki kırılgan ateşkes ortamının yeniden bozulmasına neden oldu.
Gelişmeler, ABD'nin askeri baskıyı yeniden artırması ve Körfez ülkelerinin bu politikanın sonuçlarından giderek daha fazla etkilenmesiyle birlikte, savaşın bölgesel bir çatışmaya dönüşme riskini yeniden gündeme taşıdı. (İLKHA)