Trump neden göçmenlerle bu kadar uğraşıyor?

Trump'ın siyasi kariyerinin en belirgin temalarından biri göçmen karşıtı söylem oldu. 2016 seçim kampanyasında Meksika sınırına duvar örme vaadiyle başlayan süreç, ikinci başkanlık döneminde tarihin en kapsamlı sınır dışı operasyonlarını hedefleyen politikalara dönüştü.

18 Tem 2026 - 13:45 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Trump neden göçmenlerle bu kadar uğraşıyor?

Trump yönetimi düzensiz göçü yalnızca bir sınır güvenliği sorunu olarak değil; ekonomik, kültürel ve ulusal güvenliği tehdit eden temel meselelerden biri olarak tanımlıyor.

Trump'ın söylemlerinde yasa dışı göç; suç oranlarının artması, uyuşturucu kaçakçılığı, kartellerin güçlenmesi, kamu kaynaklarının tüketilmesi ve Amerikan işçilerinin işlerini kaybetmesiyle ilişkilendiriliyor. Özellikle "önce Amerika" (America First) anlayışı çerçevesinde göç, seçmen mobilizasyonunun en güçlü araçlarından biri haline geldi.

Trump bu politikadan ne kazanıyor?

Siyaset bilimcilere göre göç meselesi Trump açısından yalnızca bir kamu politikası değil, aynı zamanda güçlü bir seçim stratejisi oluşturuyor.

Göç konusu Cumhuriyetçi Parti tabanını en fazla harekete geçiren başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Trump, ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon veya işsizlik gibi sorunların önemli bir bölümünü düzensiz göçe bağlayarak seçmen tabanını konsolide ediyor.

Araştırmalar, Cumhuriyetçi seçmenlerin büyük çoğunluğunun sınır güvenliğinin artırılması, sınır dışı operasyonlarının genişletilmesi ve yerel polislerin göçmen operasyonlarına katılması gibi uygulamaları desteklediğini gösteriyor. Pew Research Center'ın araştırmasına göre Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 81'i yerel kolluk kuvvetlerinin sınır dışı operasyonlarına katılmasını desteklerken, yüzde 78'i sınır dışı için federal personelin artırılmasını, yüzde 76'sı ise iş yerlerine yönelik ICE baskınlarını onaylıyor.

Trump'a göre göçmenler hangi sorunlara neden oluyor?

Trump ve ekibine göre yasa dışı göç; suç oranlarını artırıyor, uyuşturucu kaçakçılığına zemin hazırlıyor,

kartellerin ABD içindeki faaliyetlerini kolaylaştırıyor, sosyal yardım sistemine yük getiriyor, düşük gelirli Amerikalıların iş imkanlarını azaltıyor, ücretleri baskılıyor, sağlık ve eğitim sistemlerinde maliyet oluşturuyor.

Trump yönetimi özellikle Meksika sınırından geçen düzensiz göçü "ulusal acil durum" olarak tanımlıyor.

Ancak akademik araştırmalar bu iddiaların önemli bölümünü desteklemiyor.

Ekonomi ve göç üzerine yapılan kapsamlı çalışmalar, göçmenlerin uzun vadede ekonomik büyümeye katkı sağladığını, iş gücü açığını kapattığını ve üretkenliği artırdığını ortaya koyuyor. Suç konusunda yapılan çok sayıda araştırmada ise düzensiz göçmenlerin ABD doğumlulara kıyasla daha yüksek suç işlediğine dair kanıt bulunmuyor.

ABD'de kaç göçmen yaşıyor?

ABD dünyanın en büyük göçmen nüfusuna sahip ülkesi konumunda bulunuyor.

Pew Research Center verilerine göre 2025 yılı başında ABD'de yaklaşık 53,3 milyon yabancı doğumlu kişi yaşıyordu. Bu sayı ülke nüfusunun yaklaşık yüzde 15,4-15,8'ini oluşturuyor.

Göçmenlerin yaklaşık; yüzde 46'sı ABD vatandaşı olmuş kişiler, yüzde 23'ü yeşil kart sahibi, yüzde 4'ü geçici yasal statüyle bulunan kişiler, yaklaşık yüzde 27'si ise farklı statülerde bulunan belgesiz veya düzensiz göçmenlerden oluşuyor.

Araştırmalara göre 2023 itibarıyla ABD'deki belgesiz göçmen sayısı yaklaşık 14 milyon ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.

Göçmenler en çok hangi ülkelerden geliyor?

Göçmen nüfusunun en büyük bölümünü uzun yıllardır Meksikalılar oluşturuyor.

Son yıllarda ise göç dalgasının yapısı önemli ölçüde değişti.

2021-2023 döneminde ABD'ye gelen yeni göçmenlerin en büyük kaynak ülkeleri; Meksika, Hindistan, Venezuela, Küba ve Kolombiya olarak sıralandı.

Bunun yanında Guatemala, Honduras, El Salvador ve Haiti'den gelen düzensiz göç de son yıllarda belirgin biçimde arttı.

Trump'ın sert politikaları kamuoyunda nasıl karşılanıyor?

Trump'ın ikinci dönemindeki göç politikaları, kamuoyunu ikiye bölmüş durumda.

Pew Research Center'ın araştırmasına göre Amerikalıların yüzde 61'i, bazı düzensiz göçmenlerin El Salvador'daki yüksek güvenlikli cezaevlerine gönderilmesine karşı çıkıyor. Katılımcıların yarısı ise Trump yönetiminin sınır dışı uygulamalarında "fazla dikkatsiz" davrandığını düşünüyor.

Aynı araştırmada katılımcıların yüzde 46'sı Trump'ın göç politikalarının ekonomiyi zayıflatacağını, yüzde 53'ü ise vergi mükelleflerine ek maliyet getireceğini ifade ediyor. Buna karşın yüzde 41'lik bir kesim ise bu politikaların suç oranlarını azaltacağını düşünüyor.

Son aylarda yapılan çeşitli kamuoyu yoklamaları da Trump'ın göç konusundaki kamuoyu desteğinde gerileme yaşandığına işaret ediyor.

Eleştirilerin odağında ne var?

İnsan hakları kuruluşları, hukukçular ve çok sayıda Demokrat siyasetçi Trump yönetiminin politikalarının hukukun üstünlüğünü zedelediğini savunuyor.

Eleştiriler özellikle; toplu sınır dışı uygulamaları, ailelerin parçalanması, sığınma başvurularının askıya alınması, göçmenlerin üçüncü ülkelere gönderilmesi, ICE operasyonlarının kapsamının genişletilmesi ve gözaltı koşulları üzerinde yoğunlaşıyor.

Hak savunucuları, suç kaydı bulunmayan çok sayıda kişinin de operasyonlardan etkilendiğini ve sert uygulamaların toplumda korkuya sebep olduğunu belirtiyor.

Göç meselesi neden Trump'ın vazgeçemediği siyasi araç olmaya devam ediyor?

Uzmanlara göre göç, Trump'ın seçmen tabanını bir arada tutan en güçlü siyasal başlıklardan biri olmayı sürdürüyor. Ekonomik göstergeler veya dış politika gündemi değişse bile göç konusu, "güvenlik", "kimlik" ve "Amerikan işçisinin korunması" söylemleri üzerinden Cumhuriyetçi seçmende güçlü karşılık buluyor.

Buna karşın kamuoyu araştırmaları, özellikle kitlesel sınır dışı uygulamaları ve sert göçmen politikalarına yönelik desteğin zaman içinde azaldığını; Amerikalıların önemli bir bölümünün hem sınır güvenliğini güçlendiren hem de uzun süredir ülkede yaşayan belgesiz göçmenlere yasal statü sağlayan daha dengeli çözümleri tercih ettiğini gösteriyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: