Şehit Hasan Saklanan mezarı başında anıldı
Gazze’de yaşanan zulme sessiz kalmayarak Filistin’e gidip şehit olan Hasan Saklanan, mezarı başında düzenlenen programla anıldı.
Kudüs'te siyonist askerler tarafından şehit edilen Şanlıurfalı imam Hasan Saklanan, şehadetinin ikinci yılında düzenlenen programla anıldı.
Şanlıurfa Harran Kapı Mezarlığı'nda gerçekleştirilen anma programı, Mustazaflar Cemiyeti'nin organizasyonunda yapıldı.
Programa sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Ubeydullah Camii önünde toplanan kalabalık, ellerinde tevhid bayraklarıyla ve "Kahrolsun israil" sloganları eşliğinde, Hasan Saklanan'ın kabrinin bulunduğu Harran Kapı Mezarlığı'na yürüdü.
Programda konuşan Umut Kervanı 2. Bölge Koordinatörü Faik Doğan, şehit Hasan Saklanan’ın mücadelesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
“Şehit Hasan Saklanan ümmetin vicdanıydı”
Şehit Hasan Saklanan'ın mücadelesini ve yaptıklarının asla unutulmaması gerektiğini vurgulayan Doğan, “Şanlıurfa'nın gururu olan şehit Hasan Saklanan’ı aslında anmaya değil, anlamaya gelmişiz. Zira şehidin bizim O'nu anmamıza ihtiyacı yoktur ve genelde de Türkiye'nin, hatta Anadolu'nun gururu olan şehit Hasan Saklanan’ı yine anlamaya gelmişiz. Yüz yıldan bu yana ilk defa Anadolu topraklarından bir Müslüman, tuğyanı, zulmü, küfrü, katliamları kabul etmeyip Filistin'e gidip Gazze'deki katliamlara karşı Kudüs'te siyonist çetelere bir eylem yapıyor. 100 yıldan bu yana ilk defa Anadolu'dan biri gidiyor. Dolayısıyla bizim şehidi anmamıza ihtiyacı yoktur ama bizim onu anlamamıza ihtiyacımız var. Şehit Hasan Saklanan bir ümmetin vicdanıydı. Şehit Hasan Saklanan bir izzetin, bir dik duruşun timsaliydi. Şehit Hasan Saklanan, kendi ismini yüzyıllık bir tarihe altın harflerle yazabilmeyi beceren bir mücahit ve muvahhit bir kardeşimizdi. Şehit Hasan Saklanan sadece camide, namazda, kıyamda durmayı değil, aynı zamanda küfre, siyonizme, katliamcılara karşı da dik durmayı, onlara karşı da izzetli bir şekilde mücadele etmeyi de imamlara yakışır bir şekilde bütün ümmete bir ders vermiştir. Bu yüzden değerli arkadaşlar, bizim bu şehidi anlamamız gerekiyor. Gerçekten de ümmetin vicdanının temsilcisi oldu ve ümmet bunu asla ve kat’a unutmamalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Şehit Hasan şehit edildikten sonra yüzlerce çocuğun ismi Hasan konuldu”
Şehit Hasan Saklanan ve daha birçok şehidin neden şehadete yürüdüklerini aklımızdan çıkarmamamız gerektiğine dikkat çeken Doğan, “Bakın Mahmut İsa'nın söylemini size söyleyeyim. Yaklaşık bir hafta önce Filistinli olan ve aynı zamanda Gazzeli olan bir kardeşimizin gelip de bizzat Mahmut İsa ile görüşen bir kardeşimizdi. Mahmut İsa 33 yıl boyunca siyonist çetelerin zindanlarında kalan bir kardeşimizdir. Bakın zulmün ve tuğyanın vardığı zirveyi görün. Ne söylüyor biliyor musunuz? Diyor ki: ‘Ben 33 yıl siyonist çetelerin zindanlarında kaldım, 30 yıl bir yana son 3 yıl bir yana.’ Yani bu siyonistler ne hak tanır ne hukuk tanır ne insan hakları tanır; hiçbir şey tanımıyor. Bu siyonistlerin anladığı tek bir dil var, o da şehit Hasan Saklanan kardeşimizin yaptığı dildir. Dolayısıyla gerçekten de şehit Hasan kardeşimiz, imamlığını imanının iradesiyle bütün dünyaya ispatlayan bir abimizdir, bir şehidimizdir. Onun için ümmet olarak bu kardeşimize, bu şehidimize minnettarız. Onu her daim anmalıyız ve şunu bilmeliyiz ki siyonist çeteler de aynı zamanda bunu bilsin: Şehitler ve müminler öldürülmekle bitmeyeceğine, aksine şehit edildikçe bunların çoğaldığını bunu bizzat Urfa’da yaşayan bir kardeşiniz olarak söylüyorum. Şehit Hasan, şehit edildikten sonra yüzlerce çocuğun ismi şehit Hasan olarak konuldu. Dolayısıyla bu anlayış olduğu sürece asla ve kat’a bitmeyecek. Yine başka bir mesaj olarak söyleyeyim: Şehit Hasan'ın bu eylemi şunu da gösterdi ki bu siyonist çeteler nereye gidiyorlarsa gitsinler, hangi ülkeye gidiyorlarsa gitsinler, hangi mağaralara sığınıyorlarsa sığınsınlar, onların yaptıkları o zulümleri, o katliamları, o vahşetleri onları bırakmayacaktır; onların yakasında her daim, enselerinde olacaktır. Bunu şehit Hasan’ın bizatihi eylemiyle bizler de idrak etmiş oluyoruz. Bu yüzden şehit Hasan'ı bizler anlamalıyız, davasını bizler anlamalıyız, mücadelesini bizler kavramalıyız.” şeklinde konuştu.
“Biz Müslümanlar olarak uyanık olmamız gerekiyor”
Siyonistlerin Gazze dışında da birçok yerde zulüm yaptığını dile getiren Doğan, “Bugün biz burada anma programı yaparken aslında ona değil, kendimize faydamız olması gerekiyor; çünkü bu bir sorumluluktur. Bir diğer husus: Genelde biz sadece Gazze’yi ön plana çıkarıyoruz ve Gazze’de gerçekten de katliamların maalesef haddi hesabı yok. Özellikle son yapılan sözde anlaşma ile Gazze’deki katliamlar adeta normalleştirildi ve gündemden düşürüldü. Ama üzülerek belirteyim ki yeni Gazze’ler ortaya çıkıyor. Bakın Batı Şeria yeni bir Gazze olmaya adaydır ve şu anda çok ciddi zulüm orada var. Yine Kudüs’te yeni Gazze’ye adaydır, çok ciddi zulüm yaşanıyor orada da. Üstelik Gazze’den farkı da şu: Gazze’de küçücük bir toprak parçası olmasına rağmen özgür bir toprak parçasıdır, siyonistler istediği an oraya giremiyor. Ama Batı Şeria’nın içerisindedir, Kudüs’ün içerisindedir; istediği an operasyonu yapıyor, istediği Müslümanı tutukluyor, istediği kişiyi götürüyor, istediği zaman işkence yapıyor, istediği zaman katlediyor. O yüzden bu siyonist çetenin anlaşılması ve idrak edilmesi gerekiyor ki şu dünyaya bela olan bu melun zihniyet ortadan kaldırılabilsin. Aksi takdirde bugün Gazze, Lübnan, Suriye, sonra burası ve sonra diğer yerler; yani İslam coğrafyasının tamamı bunların esareti altına girecektir. O yüzden gelmeden biz Müslümanlar olarak uyanık olmamız gerekiyor. Rabbim bizi hakkıyla Hakk’a uyanlardan eylesin inşallah, ayaklarımızı kendi dini üzerine sabit kılsın. Şehit Hasan kardeşimizi hakkıyla anlayanlardan eylesin.” dedi.
Program, tüm şehitler için yapılan duaların ardından sona ererken mezarlık çıkışında Şehit Hasan Saklanan adına ikram dağıtıldı.