Pyongyang: Nükleer güçlenme, artan ABD ve müttefiklerinin baskısına karşı en etkili güvence

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, bu hafta sona eren İşçi Partisi toplantısında yaptığı değerlendirmede, ülkenin nükleer savunma kapasitesini istikrarlı biçimde genişletmesinin mevcut uluslararası koşullarda en doğru ve en etkili yol olduğunu belirtti.

24 Haz 2026 - 13:51 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Pyongyang: Nükleer güçlenme, artan ABD ve müttefiklerinin baskısına karşı en etkili güvence

Kim Jong-un, ABD öncülüğündeki askeri ittifakların faaliyetlerinin ve bölgede artan askeri baskının Kore Yarımadası'ndaki güvenlik ortamını daha kırılgan hale getirdiğini ifade ederek, ülkesinin savunma kapasitesini güçlendirmeye devam edeceğini vurguladı.

Son dönemde Pyongyang yönetimi, yeni savaş gemilerinin nükleer kapasiteli füze sistemleriyle donatılacağını, stratejik savunma üretiminin artırılacağını ve ülkenin caydırıcı gücünün daha da geliştirileceğini duyurmuştu.

Uzmanlar, Kuzey Kore'nin yıllardır maruz kaldığını savunduğu yaptırımlar, askeri tatbikatlar ve rejim değişikliği söylemleri karşısında savunma altyapısını çeşitlendirmeye çalıştığına dikkat çekiyor. Analistler, son yıllarda yaşanan uluslararası krizlerin, nükleer kapasiteye sahip olmayan ya da sınırlı kapasiteye sahip ülkelerin dış müdahalelere karşı daha savunmasız hale gelebildiğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Araştırmacılar, ABD'nin İran'a yönelik son askeri operasyonlarının da Pyongyang tarafından dikkatle takip edildiğini ve bunun Kuzey Kore'nin güvenlik hesaplamalarında önemli bir yer tuttuğunu ifade ediyor. Değerlendirmelere göre, Kuzey Kore yönetimi güçlü bir caydırıcılık kapasitesinin dış müdahale riskini azaltan temel unsur olduğu görüşünü benimsiyor.

Kuzey Kore'nin mevcut savunma sistemi; mobil füze platformları, yer altı tesisleri ve genişletilen deniz gücü unsurlarından oluşuyor. Bu yıl içerisinde yeni nesil 5 bin tonluk savaş gemisinden nükleer kapasiteye sahip seyir füzelerinin test edildiği açıklanırken, Kim Jong-un önümüzdeki beş yıl boyunca her yıl iki yeni savaş gemisinin inşa edilmesini hedeflediklerini duyurdu.

Uzmanlar, Pyongyang'ın karşı karşıya olduğu güvenlik denkleminde ABD'nin nükleer şemsiyesi, Güney Kore ile ortak askeri kuvvetleri ve Japonya ile geliştirilen üçlü güvenlik iş birliğinin belirleyici rol oynadığını belirtiyor. Bu nedenle Kuzey Kore'nin savunma stratejisinin yalnızca asgari caydırıcılıkla sınırlı kalmadığı değerlendiriliyor.

Öte yandan Pyongyang yönetimi, nükleer kuvvetlerin ülkenin anayasal yapısına dahil edilmesiyle birlikte bu politikanın geri döndürülemez bir devlet stratejisi haline geldiğini savunuyor. Analistler, bu adımın dış baskılara karşı stratejik karar alma mekanizmasını güvence altına alma amacı taşıdığını ifade ediyor.

Buna karşılık ABD ve Güney Kore, Kuzey Kore'nin nükleer silahlardan tamamen vazgeçmesini resmi hedef olarak korumayı sürdürüyor. Ancak uzman çevrelerde, mevcut koşullarda bu hedefin gerçekçi olmadığı ve gelecekte tarafların tamamen silahsızlanma yerine silah kontrolü ve risk azaltma odaklı müzakerelere yönelmesinin daha olası olduğu değerlendirmeleri yapılıyor.

Kuzey Kore'nin Rusya ve Çin ile geliştirdiği ilişkiler de Pyongyang'ın uluslararası baskılara karşı hareket alanını genişleten önemli unsurlar arasında gösteriliyor. Gözlemciler, söz konusu ülkelerin ABD'nin küresel nüfuzunu dengeleme konusunda ortak çıkarlar taşıdığını belirtiyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: