MAZLUMDER: Anne ve çocuklara "Güvenlik tehdidi" isnadı hukuksuz
MAZLUMDER, hakkında takipsizlik kararı bulunan Suriyeli bir anne ve çocuklarına G-87 tahdit kodu uygulanmasına tepki göstererek, çocukların “güvenlik tehdidi” olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.
MAZLUMDER, yargı kararıyla aklanan Suriyeli bir anne ile çocuklarına aynı iddialar gerekçe gösterilerek G-87 tahdit kodu uygulanmasının hukuk devleti ilkeleriyle çeliştiğini belirtti. Dernek, hiçbir adli kaydı bulunmayan çocukların “kamu güvenliği tehdidi” kapsamında değerlendirilmesinin masumiyet karinesi ve suçun şahsiliği ilkesine aykırı olduğunu ifade etti.
MAZLUMDER, "Yargı kararıyla aklanmış bir anneyi ve çocuklarını tahdit kodu yoluyla "kamu güvenlik tehdidi" olarak nitelendirmek hukuk devletiyle bağdaşmaz! Suriye uyruklu, dört çocuk annesi S.M. hakkında 2022 yılında başlatılan adli soruşturma neticesinde yargı makamlarınca Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar (KYOK) verilmiş; bu karara istinaden tesis edilen sınır dışı kararı iptal edilmiş ve idari gözetim kararı sonlandırılmıştır. Ne var ki suçsuzluğu yargı kararıyla teyit edilen S.M. hakkında, Göç İdaresi Başkanlığı tarafından aynı iddialara dayanılarak 'Kamu Güvenliği ve Düzeni' gerekçesiyle G-87 tahdit kodu tesis edilmiştir." ifadesine yer verdi.
“Çocukların güvenlik tehdidi olarak değerlendirilmesi hukuka aykırı”
Açıklamasının devamında MAZLUMDER, "Gariplikler bununla bitmemiş, anneleri hakkındaki takipsizlik kararına rağmen, henüz 12 yaşındaki T.E. ile 16 yaşındaki S.E. ve M.E. hakkında da 'kamu güvenliğini tehdit' iddiasıyla G-87 kodu tesis edilerek Ankara Akyurt Geri Gönderme Merkezi'ne alınmıştır. Türkiye'ye henüz 2 ve 6 yaşlarında gelmiş, eğitim hayatlarına burada devam eden ve bugüne dek hiçbir adli vakaya karışmamış olan bu çocukların, salt soy bağı nedeniyle 'terör/güvenlik tehdidi' kategorisine alınması; 'Yeryüzünde yaşayan her canlının en masumu çocuklardır.' diyen anlayışla, modern hukukun en temel direği olan suçun şahsiliği ilkesiyle ve Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan masumiyet karinesiyle açıkça çelişmektedir." denildi.
“Tahdit kodu uygulaması keyfi şekilde işletiliyor”
Açıklamasının sonunda MAZLUMDER, "Tehdit kodu uygulaması Türkiye'de maalesef keyfi biçimlerde işlemekte, bir memurun takdir yetkisiyle ya da menşei ülke tarafından verilen terör listeleri yeterince kontrol edilmeden yabancıların hayatı karartılabilmektedir. Nitekim bu vakada da masumiyet karinesi hiçe sayılmış, yargı kararıyla aklanmış bir anne ve hiçbir suçu bulunmayan çocukları haksız tahdit kodlarıyla 'yaşayan ölülere' dönüştürülmüştür. Kesinleşmiş yargı kararı idarenin keyfi pratikleriyle bypass edilmiş, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri temelden sarsılmış, hukuki güvenceler devletler arası ilişkilerde yaşanan süreçlere feda edilmiştir. Çocuklar aleyhine G-87 kodu konulması ilk kez karşılaştığımız bir durum da değildir. Benzer sebeplerle derneğimize yapılmış birçok başvuru mevcuttur. MAZLUMDER olarak yetkili makamları bu hukuksuz süreci ivedilikle sonlandırmaya ve masum çocuklar üzerindeki ağır ithamı derhal kaldırıp serbest bırakmaya davet ediyoruz. Bahse konu idari işlemi yaparak çocukları idari gözetim altına alan sorumlular hakkında 'çocuğun üstün yararını ihlal' suçlamasıyla soruşturma açılmasını talep ediyoruz." ifadelerine yer verdi.