Filistin destekçisi protestocular, yasaklanan sloganlar için Yüksek Mahkeme’ye başvurdu

Avustralya’nın Queensland eyaletinde hükümetin Filistin yanlısı gösterilerde kullanılan "Nehirden denize" ve "İntifadayı küreselleştirin" sloganlarını yasaklamasına karşı hukuk mücadelesi başlatıldı.

27 Tem 2026 - 12:45 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM
Filistin destekçisi protestocular, yasaklanan sloganlar için Yüksek Mahkeme’ye başvurdu

Yedi Filistin yanlısı protestocu, Queensland hükümetinin söz konusu ifadeleri suç kapsamına alan düzenlemesinin siyasi ifade özgürlüğünü hedef aldığını ve anayasal güvenceleri ihlal ettiğini savunarak Avustralya Yüksek Mahkemesi’ne başvurdu.

Protestocular, Liberal Ulusal Parti hükümetinin çıkardığı düzenlemeyi, Filistin yanlısı hareketin siyasi söylemini baskı altına alan, içeriğe dayalı ve ayrımcı bir müdahale olarak nitelendiriyor.

Mart ayında yürürlüğe giren yasa uyarınca söz konusu ifadelerin okunması, dağıtılması, yayımlanması veya sergilenmesi, kamuoyundan bir kişinin kendisini tehdit edilmiş, taciz edilmiş veya gücendirilmiş hissedebileceğinin makul olarak öngörülebilmesi halinde iki yıla kadar hapis cezasıyla sonuçlanabilecek.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesinden bu yana 30’dan fazla kişinin gözaltına alınarak suçlandığı belirtilirken, protestocular bunun Queensland yönetiminin ifade özgürlüğünü cezai yaptırımlarla bastırma politikasına dönüştüğünü savunuyor.

Yüksek Mahkeme’ye sunulan başvuruda, yasanın siyasi iletişim özgürlüğüne "doğrudan ve içeriğe dayalı bir kısıtlama" getirdiği ileri sürülüyor.

Başvurucular, düzenlemenin temel amacının ifadeleri yalnızca içerikleri nedeniyle kamusal alanda kullanılmaktan alıkoymak olduğunu belirterek, insanların siyasi görüşlerini dile getirdikleri için tutuklanma, mahkum edilme veya hapis cezası alma korkusuyla karşı karşıya bırakıldığını ifade ediyor.

Davacılar ayrıca yasanın siyasi tartışmada belirli görüşlerin ifade edilmesini yasaklayarak eşitsizlik ve ayrımcılık yarattığını öne sürüyor.

Protestocuların avukatlarına göre, düzenlemede sanatsal, dini, eğitsel, tarihsel veya kamu yararına yönelik bazı kullanımlar için istisnalar bulunması da yasanın oluşturduğu baskıyı ortadan kaldırmıyor. Başvurucular, bu istisnalardan yararlanabilmek için ispat yükünün bireyin üzerine bırakılmasının dahi başlı başına caydırıcı olduğunu savunuyor.

Queensland Başbakanı David Crisafulli ise daha önce yasakları savunarak söz konusu sloganların antisemitik olduğunu ileri sürmüştü.

Crisafulli, haziran ayında yaptığı açıklamada protestocuların gösteri yapma ve hükümeti eleştirme hakkına sahip olduğunu ancak söz konusu iki ifadeyi kullanmamaları gerektiğini savunmuştu.

Ancak protestocular bu yaklaşımın, Filistinlilerin kimliği, özgürlüğü ve insan haklarına ilişkin siyasi söylemi geniş ve muğlak bir yasakla susturma girişimi olduğunu belirtiyor.

Başvurucular "Nehirden denize" ifadesinin tek ve değişmez bir anlam taşımadığını, ifadenin kendiliğinden ırkçı, antisemitik veya şiddet yanlısı kabul edilemeyeceğini savunuyor.

Mahkemeye sunulan belgelerde ifadenin Filistin kimliğinin ifadesi, Gazze’deki soykırımın kınanması veya Filistinlilerin özgürlük ve insan haklarına yönelik geniş bir talebin dile getirilmesi gibi farklı anlamlarda kullanılabileceğine dikkat çekiliyor.

Davaya öncülük eden Justice for Palestine üyesi Remah Naji’ye altı protestocu daha katıldı.

Başvuruculardan Stephen Heydt, Ed Carroll, Sam Watson ve Kathryn Dennehy, nisan ve haziran aylarında düzenlenen gösterilerde yasayı ihlal ettikleri gerekçesiyle gözaltına alınıp haklarında suçlama yöneltildiğini belirtiyor. Dört protestocu ayrıca polis tarafından arandıklarını ve sekiz saate kadar polis nezaretinde tutulduklarını belirtiyor.

Başvuruculardan sanatçı James Hillier ise polis tarafından kendisiyle iletişime geçilmesinin ardından, yasaklanan ifadeyi içeren bazı eserlerini satıştan çekmek zorunda kaldığını iddia ediyor.

Protestocular, bu uygulamaların yalnızca belirli kelimeleri yasaklamaktan ibaret olmadığını, Filistin yanlısı siyasi hareketin kamusal alandaki görünürlüğünü ve ifade kapasitesini sınırlayan daha geniş bir baskı mekanizmasına dönüştüğünü savunuyor.

Queensland hükümetinden konuya ilişkin açıklama talep edildi.

Yüksek Mahkeme’ye taşınan dava, yalnızca iki sloganın yasallığını değil, eyalet hükümetlerinin siyasi görüşleri ifade eden sözleri cezai yaptırımlarla sınırlama yetkisinin anayasal sınırlarını da gündeme getiriyor. (İLKHA)

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: