Ali Özdemir - Merkez Medya

"Aşırı yapay zeka bağımlılığı öğrenciyi tembelleştirdiği gibi sorumluluktan da uzaklaştırıyor"

Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmeni Muhammed Beşir Özçelik, özellikle öğrencilerin ödevlerde yoğun şekilde kullandığı yapay zekâya dikkat çekerek bu konuda ailelere ve eğitimcilere düşen görevler ile izlenmesi gereken yol hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

01 Nis 2026 - 16:37 YAYINLANMA
0 GÖSTERİM

Özçelik, günümüzde yapay zekânın çok hızlı bir şekilde hayatımıza yerleştiğini belirterek avantajları arasında zaman tasarrufu sağlaması, işlemleri hızlandırması ve karmaşık problemleri basit düzeye indirerek anlaşılır hâle getirmesi olduğunu ifade etti.

Avantajlarının yanı sıra dezavantajlarına da değinen Özçelik, aşırı kullanımın öğrencilerde tembelliğe, özgüven eksikliğine, hazır bilgiye alışmaya ve gizlilik risklerine yol açabileceğini söyledi.

İLKHA mikrofonuna konuşan Özçelik, "Malum olduğu üzere günümüzde yapay zeka hayatımıza girdi ve çok hızlı bir şekilde yerleşti. Artık hayatımızın hemen hemen her alanını kapsadığını söylemek mümkün. Her şeyi ona soruyor, her şeyi ondan alıyoruz. Örneğin bir kadın önceden internette yemek tarifi ararken uzunca araştırırdı; şimdi ‘Akşama ne yapabilirim? Nasıl bir yemek yapayım?’ diye bunu bile yapay zekaya soruyor. Böyle olmasıyla birlikte yapay zeka ister istemez öğrencilerin hayatına da girmiş oldu. Öğrencilerin ve ebeveynlerin en çok sıkıntıya maruz kaldığı ödevlerin yapılması durumu var. Öğrenciler artık çok fazla kolaylığa kaçarak ödevlerini yapabiliyor. Avantajları olduğu gibi dezavantajları da fazla." dedi.

"Bağımlılık yapması, temelli öğrenme yerine hazır bilgiyi kullanması, gizlilik ve kişisel verilerin alınması"

Yapay zekânın öğrencilere sağladığı faydalara da değinen Özçelik, "Avantajlar arasında zaman tasarrufu sağlaması, işlemlerin hızlı olması, karmaşık problemleri basit düzeyde indirgeyerek anlatması ve öğrencinin daha iyi anlamasını sağlaması yer alıyor. Özellikle görsel yardım gerektiren ödevlerde güzel görseller oluşturması ve hayal gücünü artırması da güzel yönleri arasındadır. Dezavantajlara gelince, bunlar daha çok tartışılabilir konular. Bunlar arasında bağımlılık yapması, temelli öğrenme yerine hazır bilgiyi kullanması, gizlilik ve kişisel verilerin alınması sayılabilir. Örneğin öğretmen öğrenciye kişisel bir soru sorduğunda, öğrenci bütün hayatını anlatırken özel bilgilerini de yapay zekayla paylaşabiliyor. Bu da risk oluşturuyor." şeklinde konuştu.

"Her şey yapay zekaya sorulursa kişi, hayal gücü ve düşünce gücünü kullanamaz hale gelir"

Psikolojik risklere de dikkat çeken Özçelik, "Öğrencilerin hazıra konması, bilişsel anlamda beyinlerini kullanmama durumu gelişiyor. Böyle olunca hayatındaki bütün olayları ve yaşadıklarını çok basite indirger, hatta bir tartışmayı bile yapay zekaya soracaktır. Bağımlı olduğu için psikolojik açıdan olayları yönetemeyecek, üzülecek ve daha çok sorun yaşayacaktır. Her şeyin bağımlılığı olduğu gibi yapay zekanın da bağımlılığı konuşulmaya başlıyor. Günlük hayattaki her şeyi yapay zekaya sorulursa kişi hayal gücü ve düşünce gücünü kullanamaz hale gelir. Mecburen ona yönelir ve bu da birçok sorun yaşatır." dedi.

"Ebeveynler açısından ise durum başlangıçta rahatlık ve kolaylık getiriyor olabilir"

Ailelere ve öğretmenlere de önemli sorumluluklar düştüğünü belirten Özçelik, "Ailelerin ve öğretmenlerin üzerinde büyük bir sorumluluk düşüyor. Yapay zekayla ödev yapan bir öğrenci düşünüldüğünde, tembelleşir mi? Evet. Bağımlı olur mu? Evet. Hazıra konar mı? Evet. Ve bu hazıra konma alışkanlığını hayatı boyunca her yerine taşır mı? Evet. Öğretmen, yapay zeka kullanıldığını fark ettiğinde üzülür. Çünkü öğrenciden istediği, ödevi bilinci ve hayal dünyasıyla yapması, uğraşması ve böylece çalışkanlığının ve beyninin gelişmesidir. Yapay zekayla yapılan bir ödevi fark eden öğretmen üzülür ve öğrenci açısından akademik gerilemenin olacağını görebilir. Ebeveynler açısından ise durum başlangıçta rahatlık ve kolaylık getiriyor olabilir. Çünkü bazı ebeveynlerin en büyük sıkıntısı, ödevleri birlikte yapmaları veya öğrencinin ödevi yapamamasıdır. Başlangıçta işlerine geliyor olabilir ancak sonrasında öğrencinin bağımlı hale gelmesi ve kolaya kaçması sorun oluşturur.

"Her şeyi hazır almak tembelleştirir"

Özçelik, doğru kullanım önerisinde bulunarak, şu ifadelere yer verdi:

"Öğrenci, normal bir sınavda aynı soruyla karşılaştığında yapamaz; yapay zekayla çok iyi anlar, yazar ama kendi başına bunu yapamaz. Yazma gelişimini bile büyük oranda etkileyebilir. Çünkü artık yazmıyor, hatta yapay zekayı, elle yazması için bile kullanıyor. Bazı öğrenciler ise yapay zekanın dezavantajlarını tamamen kullanıyor. Ailelerin bu konuda dikkat etmesi gerekiyor: Öğrenci önce ödevini kendi yapmalı, sonra yapay zekayı kontrol amaçlı kullanmalı. Bu şekilde iyi tarafını değerlendirebiliriz. Kesinlikle kullanmamaları gerektiğini söylemiyoruz. Önce öğrenci yapar, sonra yapay zekayı sorgulamak için kullanır. Karmaşık bir problem varsa, onu parçalara ayırıp anlamasını sağlayabilir. Böylece öğrenci kendi imkanı ve menfaati için kullanmış olur, bu da daha faydalı bir kullanım olur. Yapay zekanın ayrıca dil gelişiminde çok etkili olduğu görülüyor. Farklı bir dili çevirebilir, gramerini düzeltebilir, detaylı incelenebilir. Bu hususları doğru kullanmak güzeldir. Ancak her şeyi hazır almak tembelleştirir. Yarın veya öbür gün yapay zekanın olmadığı bir anda konuşamaz hale gelebilir."

Son olarak Özçelik, "Yapay zeka hayatımıza girdi, bu bir gerçektir. Faydalanacağız, çünkü her yerde karşımıza çıkacak ama faydalı bir şekilde kullanmamız gerekiyor. Eğer bunu yapamazsak, maalesef teknolojinin bağımlısı olmaya başlarız ve bu yolda ilerleriz." dedi.

Kaynak :
İLKHA

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: