Anksiyete nedir ve nasıl ortaya çıkar?
Kaygı boğukluğu olarak da bilinen anksiyete, bireyin gerçek veya olası bir tehdide karşı hissettiği yoğun endişe ve korku hali olarak tanımlanıyor.
Uzmanlara göre bu duygu aslında doğal bir savunma mekanizması; ancak kontrol edilemeyen ve sürekli hale geldiğinde psikiyatrik bir bozukluğa dönüşüyor.
Bilimsel veriler, anksiyetenin ortaya çıkışında birden fazla faktörün rol oynadığını gösteriyor. Genetik yatkınlık, beyin kimyasındaki dengesizlikler, travmalar ve çocukluk deneyimleri, ekonomik ve sosyal baskılar ve dijital yaşam ve sosyal medya etkisi önde gelen faktörler içerisinde.
Dünya genelinde yaklaşık 301 milyon kişi anksiyete bozukluğu yaşıyor ve genç yetişkinlerin yüzde 46’sı anksiyete belirtileri gösteriyor.
Günlük hayatı nasıl etkiler?
Anksiyete sadece bir duygu değil; bireyin tüm yaşamını etkileyen bir hastalık. Uzmanlara göre bu durum; iş ve okul performansını düşürür, sosyal ilişkilerde kaçınma davranışı oluşturur, karar verme ve odaklanmayı zorlaştırır ve uzun vadede yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür.
Klinik düzeyde anksiyete, bireyin sosyal, mesleki ve kişisel işlevselliğini önemli ölçüde bozabiliyor.
En yaygın belirtiler nelerdir?
Anksiyete hem zihinsel hem fiziksel belirtilerle kendini gösterir. Psikolojik belirtileri sürekli endişe ve huzursuzluk, kötü bir şey olacak hissi, odaklanma güçlüğüdür.
Fiziksel olarak ise kalp çarpıntısı, nefes darlığı, terleme, titreme, uyku problemleri ve kas gerginliği ile mide sorunları belirtileri öne çıkıyor.
Uzmanlar, bu belirtiler uzun süre devam ettiğinde mutlaka dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Baş etme yöntemleri nelerdir?
Bilimsel araştırmalar ve uzman görüşlerine göre anksiyeteyle baş etmede en etkili yöntemler; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) en etkili yöntemlerden biri. Online terapilerde bile yüzde 60’ın üzerinde iyileşme oranı bildiriliyor. Diğer yöntem yaşam tarzı değişiklikleri. Düzenli uyku ve egzersiz, kafein sınırlama ve nefes egzersizleri. Başka bir yöntem ise sosyal destek. Aile ve arkadaşlarla iletişim ve yalnızlaşmaktan kaçınma.
İlaç tedavisine gerek duyulduğunda uzman kontrolünde uygulanmalı.
Ne zaman uzman desteği alınmalı?
Uzmanlar şu durumlarda profesyonel destek alınmasını öneriyor:
"Belirtiler haftalarca sürüyorsa, günlük yaşamı ve işlevselliği bozuyorsa, panik ataklar yaşanıyorsa, kaçınma davranışları artıyorsa ve uyku ve beslenme düzeni ciddi şekilde bozulduysa bir uzmandan destek alınabilir."
Türkiye’de durum
Türkiye’de toplumun yaklaşık yüzde 17’si ruh sağlığı sorunu yaşıyor. 18–24 yaş grubunda yüzde 48,4 oranında orta-şiddetli anksiyete tespit edildi. Gençlerde artışın en önemli nedenleri; ekonomik belirsizlik, gelecek kaygısı ve sosyal medya baskısı öne çıkan sebepler arasında.
Uzmanlara göre anksiyete, günümüzün en yaygın ruh sağlığı sorunlarından biri haline gelmiş durumda. Pandemi sonrası dönemde artış hızlanırken, özellikle genç nüfus risk altında.
Ancak erken farkındalık, doğru tedavi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle anksiyetenin kontrol altına alınabildiği vurgulanıyor. (İLKHA)